İLKELERİMİZ

GÜCÜN DEĞİL, HAKKIN VE HAKİKATİN VEKİLLERİ VEKİLLERİYİZ!

Devletin üç ana kuvvetinden biri olan yargının etkin, hızlı ve adil bir biçimde işlemesi, toplumun her ferdinin adalet ve güven duygusunu hissetmesi bakımından önemli olup, aynı zamanda gerçek bir demokrasinin ve toplumsal huzurun da ön şartıdır. Avukatlar,  savunma hakkının temsilcisi ve mahkemelerin temel süjelerinden biri olarak;  yargının işleyişinde, adaletin tevziinde ve dolayısıyla sağlıklı bir sosyal yapının oluşturulmasında hayatî  fonksiyonlar üstlenmektedir. Bu hayatî fonksiyonların icrasında rol alan ve avukatların meslekî örgütlenmesi olan barolar; gerek avukatlık mesleğinin, gerek adalet hizmetlerinin, gerekse bütün ülkenin sorunları hakkında hukukun, vicdanın, millî ve insanî değerlerin sözcülüğünü yapmak ve bu minvalde bir tavır sahibi olmak durumundadır.

 

  • Barolardan beklenen duruş bu olmakla beraber günümüzde baroların, avukatların sorunları ve memleketin meseleleriyle gerektiği gibi ilgilenemediği, şahsî veya siyasî çıkarların pençesinde pasifleştirildiği ortadadır. Mevcut durumun bilincinde olan Milliyetçi Avukatlar Grubu olarak, İstanbul Barosu’na gerçek bir “baro”dan beklenen tavrı kazandırmak için yola çıktık!

 

  • Masumiyet karinesi ve şüphenin sanık lehine yorumlanması, ceza hukukunun en temel ilkeleridir. Ne var ki, bugün için toplumda, haksız yere tutuklanma ve yargılanmadan suçlu sayılma endişesi yaygınlaşmıştır. Tüm bunlar, toplumda adalete olan güven duygusunu yok olma noktasına getirmiştir.

Milletimizin Hukukunu İlelebet Muhafaza  ve Müdafaa Edeceğiz!

Milliyetçi Avukatlar olarak biz, yargı erkinin bir baskı ve sindirme aracı olarak kullanılmasına asla rıza göstermeyeceğiz. Adil yargılanma ve savunma hakkının kutsallığından taviz vermemek için yola çıktık!

 

  • Temel insan haklarını ve katılımcı demokrasi idealini özümseyen grubumuz, bu kavramların terör ve bölücülüğe perde olarak kullanılmasına asla müsaade etmeyecektir. Terör ve şiddet yöntemleri ile bölücü ve hain emellerini dayatanlara, bu dayatma taleplerin müzakereye açılmasını isteyerek sözde çözüm arayanlara, bu yöntem ile gerçekte ülke ve milletimizin bölünmesini isteyenlere, açılım masallarıyla Milletimizi aldatmaya çalışanlara, korku ve sindirme ile toplumu kendi görüşleri doğrultusunda yargı yolu ile dönüştürmeye çalışanlara, mahkemelerimizin Türk Milleti adına karar verdiğini ve gelecekte de Türk Milleti adına karar vermeye devam edeceğini haykırmak için yola çıktık!

 

  • Devletimizin bekasına, milleti ile birlikte bölünmez bütünlüğüne, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği ilke ve inkılâplarına, milli ve manevi değerlere bağlı; Hukukun üstünlüğü ile Hak ve Hürriyetlere riayet eden, tam bağımsız, demokratik Hukuk Devleti gibi grubumuzun varlık nedeni olan temel ilkelerde, açıkça TARAF olduğumuzu ve bu yolda, her birimizin yıkılmaz bir kale olduğunu göstermek için yola çıktık!

MENFAATTE DEĞİL, “DEĞERLERDE” BİRLEŞTİK!

  • Kuvvetler ayrılığı, iktidarın tek elde toplanmasını ve devletin yozlaşmış bir zulüm aracına dönüşmesini engelleyen en önemli prensiplerden biridir. Bu doğrultuda, özellikle yargı erkinin yasama ve yürütmeden ayrılması ve tam manasıyla bağımsız olması gerekir. Ne yazık ki Türkiye’de yargı, her dönemde yasama ve yürütmeyi elinde bulunduran iktidarlarca baskı altına alınmaya çalışılmış, adaletin tecelligâhı olan mahkemeler siyasî ihtiraslara râm edilmiş, hukukun ve hukukçunun izzeti örselenmiştir. Maalesef son dönemde yürütmenin baskısı her zamankinden fazla artmış, siyasi iktidarı elinde bulunduranların keyfi uygulamaları yargıyı da etkilemiştir. Kimilerinin ayağına hâkim götürülmüş, çadır kurularak yargılama yapılmış, kimileri de hapishanelerde yargılanır hale gelmiştir. Yargının tararfsızlığı ve bağımsızlığının yılmaz savunucuları olduğumuz için yola çıktık!

 

Sonuç olarak; dünyadaki konjonktürel gelişmeler, ülkemize yönelik projeler ve bu projelerin uygulanmasında yargıya biçilen rol nedeniyle avukatlık mesleği köklü sorunlarla karşı karşıyadır. Bu meselelerin çözümü “MİLLİ ŞUUR VE DURUŞ” gerektirmektedir. İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubu, bu şuur ve duruşa, sahip tek gruptur.

 

Bu itibarlaMilli şuura sahip, Bağımsız Baro” ilkesine  ve “Türk Milliyetçiliği Fikir Sistemi”  ülküsüne inanan tüm meslektaşlarımızı, bizimle BİRLİKTE MÜCADELEYE  ve  İSTANBUL MİLLİYETÇİ AVUKATLAR GRUBU’N DA   BİR OLMAYA davet ediyoruz!

 

                                                                                                 İMAG SEKRETERYASI